Nurettin Topçu’da İslam Ekonomisi Düşüncesi

Memlekete hizmet etme gayesini her zaman bünyesinde barındıran Nurettin Topçu, tasavvuf, ahlak, milliyetçilik, eğitim, insan sorunu, ekonomi gibi konuları yazılarında hareket felsefesi etrafında şekillendirmiştir. Hareket felsefesi görüşünde hocası Blondel ’den ayrıldığı en belirgin nokta; metodolojide Blondel’i kullanmakla beraber ruhunda İslâm tasavvufu olan mistik bir ahlâk felsefesi tezini savunuyor olmasıdır. Tasavvuf, tarih ve felsefe başta olmak üzere birçok disiplinde birçok isimden etkilenmiş olan ve “hareket” adamı olan Topçu, yine bu isimle Türkiye’nin en önemli İslamcı dergilerinden biri olan Hareket Dergisi’nin kurucusu olmuştur.

Topçu, Türkiye’deki muhafazakâr çevrelerin kapitalist iktisadî sistem ve ahlâk anlayışına, bunların üzerinden yapılan Amerikan sempatizanlığına karşı bir duruş sergilemiş ve eleştiri getirdiği meselelere de çözümler sunmuştur. Eğitimci, akademisyen, yazar, yayıncı, hatip kimliği ve bunların yanında kültür ve tarihsel birikim mirasından faydalanmış olması Topçu’nun çok yönlü bir düşünür olmasını sağlamıştır.

Tüm bunlardan hareketle yazıda, Topçu’nun iktisat nizamı, kapitalizm, sosyalizm, komünizm ve İslam sosyalizmi ekseninde İslam ekonomisine dair düşünceleri ele alınmıştır.

Nurettin Topçu döneminde Türkiye iklimi

Topçu’nun eserlerini kaleme almaya başladığı dönemde Türkiye’de sosyolojizm akımı etkiliydi. Sosyolojizm pozitivist bir karaktere sahipti. Bu anlayış insanlar üzerinde konformist bir ahlâka neden olmuştur. Topçu ise bu anlayışların yerine Blondel ve Bergson’dan aldığı argümanlar ile sosyolojizm karşısında sosyal organizasyonunu ve determinasyonunu ortaya koymuştur. Özellikle de Blondel’in hareket felsefesini baz alarak varlık olma şuurunu kaybetmeyle yüz yüze kalan ferde, isyan ahlakıyla yeni bir ahlâk perspektifi geliştirmeye çalışmıştır. Bu sebeple Nurettin Topçu için ahlâk filozofu denmiştir (Gündoğan, 2006).

Topçu’nun davası, İslam ahlakına dayanan bir cemiyet düzeni inşa etmekti. Ona göre ahlaktan kıymetlisi yoktur. “Ahlak, fertten topluma, devletten millete ve tarihe, ekonomik nizamdan sanata ve dine kadar uzanan fikir ve düşüncelerin üstünde, onların bir tacı gibidir” (Duran, Aydın ve Koçyiğit, 2016, s. 7).

Topçu’nun en önem verdiği konu ahlak olduğuna göre genel felsefesini de ahlak üzerine kurmuş olması şaşırtıcı değildir. Ahlakla ilişkilendirdiği asıl felsefe dalı ise iktisat felsefesidir. Eserleri incelendiğinde genel anlamda üç iktisadi yaklaşım açısından konuları ele aldığı görülür. Bunlar; sosyalizm, komünizm ve kapitalizmdir.

Etkilendiği isimlere baktığımızda tasavvufta Mevlâna ve Yunus Emre; Türk tarihinden Alparslan, Yavuz Sultan Selim, Fatih Sultan Mehmet; yakın tarihten Yahya Kemal, Mehmet Akif, Hüseyin Avni; felsefi açıdan da Pascal, Massignon, Maurice Blondel ve Bergson gibi isimleri söyleyebiliriz.

Topçu’nun iktisadi fikirlerini ortaya koyma açısından “devlet” görüşü dikkat çekicidir.

Bir milli devlet tasvirinden söz eder ve bu milli devlet,

  • Kültürü teknikten üstün tutmalı, ilmî gücü hâkim kılmalı.
  • Eğitimde, mahkemede, ticarette, zengin ile fakir ayrılığını kaldırmalıdır.
  • Zira zengin ile fakirin ayrışması bir milletin ikiye ayrılması demektir.
  • Milli devlet, paranın ve kalabalıkların değil hakkın devletidir ve milli devletin temeli iktisat değil ahlak olmalıdır.

 Burada ahlakın, iktisadın da önünde yer alması Topçu açısından makul görülebilir. Çünkü “sosyalizmde asıl unsur ekonomi olmasına rağmen Topçu’nun sosyalizmi, ahlaki endişelerden kaynaklanan bir iktisadi doktrin durumundadır” (Gündoğan, 2018, s. 55). Bunların nedeni olarak; ekonomik olayların diğer kurumları etkilemesi kadar, diğer bütün sosyal kurumların da ekonomik kurumları etkilemesi gösterilebilir. Topçu için ekonomik sorunların başında bizzat ahlaki sorunlar vardır.

Peki Topçu’nun kapitalizme bakışı nasıldır?

Batı’da eğitim almasına rağmen hem Batı’ya hem de Batı hayranlığı duyanlara eleştiri getirmiştir. Onun eleştiride bulunduğu ana mesele; Batı’nın büyük sanayi oluşumuna esir olmasıdır. Çünkü kapitalizmin ham maddesi bu büyük sanayi malzemeleri yoluyla yıkıcı güce ulaşmıştır. Bu bağlamda batının Rönesans ile elde ettiklerini kapitalizm ile kaybettiği görüşündedir (Civelek, 2016, s. 159).

Serbest iktisadın üretimi artırdığı yönündeki söylemlere karşı gelmiş ve üretim artışının milletin faydasına hizmet etmediğini; fertçi, devletçi iktisadın maddenin esaretinden sıyrılmadıkça insanlığı selamete ulaştırmayacağını ifade etmiştir.

Selamete ulaşma adına çözüm olarak, devlet gücüyle gerçekleştirilen bir iktisat cihazının gerekliliğini savunmuştur. Tam bu noktada belirtmek gerekir ki O’nun devlet bünyesinde olmasını ifade ettiği meseleler; banka ve sigortacılık, hayvancılık, kooperatifçilik ve şehirleşmedir.

Topçu’nun kapitalizme yaptığı eleştiriler özetlenecek olursa;

  • Birinci sırada üretim ve tüketim meselesi yer alır.
  • İkinci sırada ise serbest piyasa ekonomisinin doğuracağı anarşi gelir.
  • Üçüncü eleştirisi; insanın maddeye esir edildiği noktasındadır. Hem kapitalizm hem de komünizm için bu eleştiriyi yüksek sesle dile getirir.
  • Dördüncü olarak işsizlik meselesini gündeme getirir. Zira işsizlik kapitalizmin yol açtığı en önemli problemlerden biridir.
  • Beşinci ve son olarak da bankacılık meselesini ele alır.

Alternatif Sistem Olarak İslam Sosyalizmi Önerisi

Komünizm hakkında Topçu’nun ulaştığı nihai nokta; komünizmin bir geleceği olmadığı düşüncesidir. Ancak bunu ortadan kaldırmanın yolu olarak galeyanlı söylemleri değil komünizmi ortaya çıkaran maddi ve manevi nedenleri ortadan kaldırma yolunu tavsiye etmiştir. Elbette bu da Topçu’nun her daim ifade ettiği ruhçu, adil bir ahlak nizamı ile mümkün olacaktır.

Komünizm ile mücadele ederken, devlet bütçesine ve heveslerine el uzatarak değil kalplere uzanan bir şefkat eliyle dertlere şifa olunması gerektiğine inanmaktadır.  Öncelikle kapitalist zihniyetten sıyrılarak, sonrasında ilmi metotlarla ve tarafsız gözleyişlerle vicdanların üzerine yoğunlaşmak gerektiği düşüncesindedir.

Topçu’ya göre milli ruhçu iktisat sisteminin  özellikleri şöyledir:

“Devlet Programı, devlet teşebbüsü ve devlet kontrolüne dayanan; devletin ortak işleteceği mahalli kooperatiflerin sermayesini kullanan, köylünün emeği ile çalışan, kârına köylüyü ortak yapan sosyalist sistem. Bu sosyalizm, ana unsur olarak fabrika amelesini değil, işlettiği toprağın asıl sahibi olan toprak işçisini, yani köylüyü alacaktır. Ticaret hayatında ise loncaların yeni görüş ve ihtiyaçlara uygun olarak canlandırılması lâzımdır”.

Topçu’ya göre sosyalizm düşüncesi ana ilkelerini İslam dininden alır ve aynı zamanda devlet müdaheleci olmalıdır. Bunun sebebini de “iktisadi hayatta rol oynaması” gerektiği olarak vurgulamıştır. Topçu’nun İslâm sosyalizmi, ekonomik düşünce ve endişelerden ziyade ahlaki düşünceyi içinde barındırır. Bu sebepten ötürü de komünizm anlayışının oldukça uzağında bulunur.

İslam Ekonomisine Dair Görüşleri

Nurettin Topçu’ya göre İslam ekonomisini uygulayabilecek olan devlet sosyalist bir devlettir. Ancak bunun sağlanabilmesi için bu devletin İslam esaslarına göre var olması gerekir. Kıvanç’a göre (1992); Topçu, İslam sosyalizmi gibi bir davayı gütmemiş, sosyalizmi ve İslam’ı ayrı olarak ele almıştır. Bu bağlamda sosyalizme düşen görev, İslam’dan gelen esasları insan ihtiyaçları için şekillendirmektir.

Tüm ekonomik işleyişe müdahil olmasını savunduğu devlet anlayışı; banka ve sigortacılık, hayvancılık, kooperatifçilik, göç ve şehirleşme gibi hemen hemen tüm meseleleri kapsamaktadır.

İktisat anlayışına göre; büyük sanayi oluşumlarına devlet el koyarak merkezden yönetimini sağlayacaktır. Nimetler adaletle dağıtılacak, insanlar hürmet görecektir. Banka ve sigorta devlet tarafından işletilecek tefecilik kovulacaktır. Devlet iş arayan herkese iş bulmayla sorumlu olacaktır.

Bu düşünceyle birlikte tamamen devletleşmiş üretimin zararlarının da farkındadır. Örneğin; üretimin azalması rekabet ortamını zedeleyecektir veya bazen milli imkansızlıklar da ortaya çıkabilecektir. Dolayısıyla devletin iktisadi sahayı tamamen ele geçirmesi gibi bir düşünceyle değil de sahaya yardımcı, himayeci ve düzenleyici olmasını istemektedir (Kılıç, 2017).

Devletin iktisadi hayatı denetlemesi ve düzenlemesi için birçok tedbiri örnek olarak sunmuştur. İktisat ilminin insanların ihtiyaçlarını sonsuz olarak değerlendirdiğinden bahsederek, bu anlayışın insan ihtirası meselesini görmezden geldiğini vurgulamıştır. Zira insana kaybettiren unsur Topçu’ya göre insanın kendi bencilliğidir ve hayatın en önemli unsurlarından biri olan iktisat, kapitalizm ve komünizm çıkmazından kurtulup İslam sosyalizmi haline getirilmelidir. Özellikle vurgulanması gereken husus; bunu isterken sosyalizme bir avans verme niyetinde olmadığı, İslam adaletinin tescil ve tatbikini arzuladığıdır. Onun İslam sosyalizmi anlayışını, devletçiliğin yoğun olduğu bir yönetimin gerekliliğini ifade edişinden de anlayabilmekteyiz.

Savunduğu iktisat modelinde; emeği üretimle sınırlı tutmamak gerektiğini ifade etmiştir. İşçi, emeği ile üretimine katkıda bulunduğu malın mülkiyetinden, üretmiş olduğu çıktıdan pay almalıdır.

Topçu’nun görüşleri “Milli İktisat” kavramı ekseninde şekillenmiştir. O’nun idealinde milli hayatı tehdit ettiğine inandığı kalkınma süreçlerinin mümkün olan son sınırına çekilmesi, milletin başına bela olan iktisadî unsurun sıkı bir şekilde denetim altına alınması yöntemi yer almıştır.

Topçu’ya göre devletin söz konusu gayesi, İslam ekonomisi ile gerçekleşebilir. Bu düşünce onda evrenseldir, yani insanlar için İslam’ın bir hayat nizamı olması gibidir. İslam ekonomisini uygulayacak devlet Topçu’ya göre sosyalist bir devlettir. Fakat bu devletin ekonomik hayatı tanzim eden hareketi, maddeci olmaktan çok, ruhçu, otoriter ve sorumlulukları tamamen yüklenmiş bir davranıştır. Bu noktada devletin, daha doğrusu onu idare edenlerin her an büyük mahkeme huzurunda hesap verme durumunda olduğunu kabul eden ve ruhunda onu benimsemiş seçkinlerden meydana geldiğini bilhassa belirtmek gerekir. Başka bir ifade ile, Topçu’nun devlet anlayışında bazı kereler ibare olarak rastlanmaktaysa da tekrar belirtmek gerekir ki İslam sosyalizmi diye bir meselesi yoktur. Sadece İslam vardır. Sosyalizm ona göre böyle bir devletin uygulayacağı ekonomik sistemdir. Gerek ekonomi gerekse devlet idaresi olarak uygulanmak istenen esaslar Topçu’da, İslam’dan gelmektedir (Kıvanç, 1992, s. 29).

Topçu’nun felsefi görüşlerinde ekonomi organizasyonu ne büyük sermaye sahiplerine ne de emeğiyle geçinenlere bırakmadığı, bu işi devleti sorumlu tuttuğu görülür. Bu iş ancak devlet tarafından bütün millet için, emek karşılığı olmak üzere gerçekleştirilebilir. Serbest piyasa sisteminin emeğe dayanmayan kazançlar doğurduğu kabul edilmekle beraber üretimde bazen kaynakları israf edici şekilde fazlalık bazen de yeterince kullanamayıp kıtlık yaratıldığını tenkit etmektedir.

Topçu, fazla üretimin büyük sermaye sahibinin hırsı ve zulmü ile ortaya çıktığı için cemiyetin yararına olmadığını düşünür. Fazla üretim israfı arttırmakla beraber, büyük sermayedarın ferdi sermayesini arttırıp elinde zulmedecek daha çok insan bulmasına sebep olur. Emeği ile kazananlar ise fazla üretimden zaten nasiplerini alamadıkları gibi maddi iştahları artar. Neticede tüketim ihtiyacı çoğalır ve insan, ruhunu yitirip sadece bedeni ile yaşayan bir mahluk olur. Fazla üretim ihtiyaçtan fazla olması dolayısıyla pazar bulamayınca işsizliğe sebep olacaktır. İşsizlik ise daha az tüketim demek olduğuna göre ekonomi bir fasit daireye girecektir görüşündedir.

Serbest iktisadı savunanlar, onun üretimi daha fazla kıldığı için üstün olduğunu iddia etmektedirler. Topçu’ya göre bu kişilerin iddiası hem sakat hem de değersizdir. Çünkü üretimin artmasının millet çoğunluğuna faydası yoktur. Topçu’ya göre bu hayrı olmayan bir üretimdir. Bu bağlamda fertçi ve devletçi bir iktisat anlayışını savunur. İnsanlığın maddenin esaretinden sıyrılmadıkça umulan selamete ulaşamayacağını ifade eder. Topçu’ya göre insanlığı selamete kavuşturacak olan şey hayatın değerine inandıracak ve birlikte yaşamayı sevdirecek bir ahlak nizamıdır. Bizim açımızdan; içerisinde ahlaki bir hassasiyeti barındıran İslam ekonomisi, Topçu’nun kastettiği hedef olarak gözükmektedir.

Topçu’nun önemli felsefi düşüncelerinden biri de ekonomin toprak unsuruna dayandırılmasıdır. Büyük sermaye kazancından çok insanların topraktan geçimini sağlamaları sadece ekonomi refahını teminle kalmayacak, ruh ve ahlak değerlerini canlı tutarak muhafaza edecektir. Topçu; ahlak nizamı içinde kalkınmayı yaratabilecek sistemi, kooperatifçiliğe dayalı devlet sosyalizmi olarak görür. Serbest piyasa ekonomilerinde piyasa eksik rekabete göre işlemekte; daima büyük sermaye sahiplerinin kurdukları tekeller, halkı hem üretim hem tüketim sahalarında sömürmektedir. Tüm ekonomiye yararı olmayıp sırf şahsı zulüm ve israfa dayanan bu tip piyasa şekilleriyle milletin ezilmesini önlemek kooperatifçilikle mümkün olacaktır (Kıvanç, 1992, s. 29).

Sonuç

Günümüzde kıymeti fazlaca bilinmeyen, kitapları yeni baskılar yapmasına rağmen söylemleri hala anlaşılamayan, İslam sosyalizmi çıkışı sebebiyle bazı taraflarca tenkit edilen ve bir ahlak filozofu olan Nurettin Topçu, kendi felsefesi içinde iktisada ayrı bir ehemmiyet vermiştir. Onun düşüncelerini, günümüzde yer bulmaya başlayan “alternatif sistem” söylemlerine entegre edebileceğimiz kanaatindeyiz. Gerek ahlak ekonomisi gerekse İslam ekonomisi bu alanlardan biri olma özelliğine sahip.

Topçu’nun İslam dünyasında yer alan eğitim anlayışına yaptığı bir eleştiri, bizlerin de İslam ekonomisi algısını ortaya koymamız açısından oldukça önem arz etmektedir. Topçu’ya göre İslam dünyası Allah’ın düşünme nimetini reddederek yüzyıllardan beri eskilerin söyledikleri ve okuttukları doğrultusunda hareket etmektedir. Günümüz iktisat öğretisi de tam da bu anlamda benzerlik göstererek geçmişin ezberlettiği kelime ve düşünce kalıplarıyla öğreti gerçekleştirmektedir. Bu kalıplaşan düşünce dünyası ise alternatif söylemleri kabul etmekte elbette ki zorlanmaktadır.

Bu bağlamda Topçu’yu kaynak alarak söyleyecek olursak bir Rönesans gerçekleştirmek için uzun yıllardır süregelen otorite söylemlerini bir kenara bırakarak bütün meseleleri serbestçe tenkit ve münakaşa etmek gerekmektedir. İnsan mantığı, modern ilim ve felsefe ile meseleler tenkit edilmedikçe yeni bir uyanış yaşanmayacaktır.

Topçu’ya göre; “felsefenin Müslüman Türk toplumundan uzaklaştırılması büyük bir kayıptır. Felsefi düşünce elbette imanın yerine konulamaz. Ancak felsefi tefekkür olmadan imanın derinliklerine nüfuz etmek ve yakîne ulaşmak mümkün olmaz” (Kalın, 2016, s. 383).

Genel olarak varılan sonuçları şöyle sıralayabiliriz:

  • Devletin İslam esaslarına göre var olması gerekir.
  • Devlet ekonomiyi bünyesinde himaye etmelidir.
  • Emeği üretimle sınırlı tutmayıp, işçi üretilen çıktıdan pay almalıdır. Sosyalizm ona göre böyle bir devletin uygulayacağı ekonomik sistemdir ve iktisadı ahlakla sınırlamak yerine, ahlakı iktisadın içine nüfuz ettirmek gerekir.

Bünyamin Kayalı

Kaynakça

Bergen, L. (2013). İktisat Nizamı Arayışı. http://lutfibergen.blogspot.com/2013/11/iktisat-nizami-arayisi.html adresinden erişildi.

Civelek, M. (2016). Kırk Yıl Sonra Dün Gibi Nurettin Topçu. İstanbul: Dergah Yayınları.

Duran, B., Aydın, C. ve Koçyiğit, D. (2016). Modern İslamcılık Düşüncesinin Rakip Oksidentalizmleri: Necip Fazıl Kısakürek ve Nurettin Topçu’da Hıristiyanlık, Batı ve Çağdaşlık Anlayışı. FSM İlmi Araştırmalar İnsan ve Toplum Bilimleri Dergisi, (7), 307–335.

Erverdi, E. (2018). Nurettin Topçu Dünden Kalanlar ve Geleceğe Umutlar. İstanbul: Dergah Yayınları.

Gündoğan, A. O. (2006). Topçu ve Hareket Felsefesi. Hece Dergisi Nurettin Topçu Özel Sayısı, (109), 24–37.

Gündoğan, A. O. (2018). Arafta Bir Düşünür Nurettin Topçu. Ankara: Altınordu Yayınları.

Kalın, İ. (2016). Ben, Öteki ve Ötesi. İstanbul: İnsan Yayınları.

Karaman, H. (2000). Nurettin Topçu’da Ahlak Felsefesi. İstanbul: Dergah Yayınları.

Kayalı, K. (2018). İslamcılığın 1940’lı Yıllarda Şekillenişi Üzerine Bazı Düşünceler. L. Sunar (Ed.), “‘İslamı Uyandırmak’” Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e İslamcı Düşünce ve Dergiler içinde (ss. 15–29). İstanbul: İlmi Etüdler Derneği.

Kılıç, M. (2017). Nurettin Topçu’da Komünizm ve Sosyalizm. II. Türk İslam Siyasi Düşüncesi Kongresi Bildiriler Kitabı içinde . Kütahya: Dumlupınar Üniversitesi.

Kısakürek, N. F. (1943). Büyük Doğu. Büyük Doğu Dergisi, 1(1), 2.

Kısakürek, N. F. (2008). İdeolocya Örgüsü. İstanbul: Büyük Doğu Yayınları.

Kıvanç, C. (1992). Nurettin Topçu’nun Devlet Anlayışında Ekonomik Görüşler. Nurettin Topçu’ya Armağan içinde . İstanbul: Dergah Yayınları.

Mollaer, F. (2016a). Liberal Muhafazakarlık Karşısında Nurettin Topçu. İstanbul: Dergah Yayınları.

Mollaer, F. (2016b). Anadolu Sosyalizmine Bir Katkı Nurettin Topçu. İstanbul: Dergah Yayınları.

Nisan, F. (2015). Kadro ve Büyük Doğu Dergilerinin Cumhuriyet Sonrası İnkılapları Çerçevesinde Modernleşmeye Bakış Açıları ve Basın İlişkileri. Selçuk İletişim, 8(4), 187–214.

Öğün, S. S. (1992). Türkiye’de Cemaatçilik Milliyetçilik ve Nurettin Topçu. İstanbul: Dergah Yayınları.

Öğün, S. S. (2000). Türk Politik Kültürü. İstanbul: Alfa Basım Yayım Dağıtım.

Okay, M. O. (2015). Necip Fazıl Sıcak Yarada Kezzap. İstanbul: Dergah Yayınları.

Topçu, N. (1948). Türkiye’de Komünistlik. Bizim Türkiye, (2).

Topçu, N. (1950). Komünizm. Komünizme Karşı Mücadele, 9(1).

Topçu, N. (1951). Komünizm Karşısında Yeni Bir Nizam İdeali. Komünizme Karşı Mücadele, 18(1).

Topçu, N. (1966a). Allahsız Kazanç. Hareket Dergisi, 5(4), 16.

Topçu, N. (1966b). Kurtuluşun Yolu Sosyalist Cemiyet Nizamı. 1Hareket Dergisi, 5(11), 16.

Topçu, N. (1968a). Ne İçin Sosyalizm. Hareket Dergisi, 5(26).

Topçu, N. (1968b). İslam Dünyasının Uyanışı. Hareket Dergisi, 5(35).

Topçu, N. (1969). Hareketin Otuz Yılı. Hareket Dergisi, 5(37), 6.

Topçu, N. (1970). Kapitalizmin Dünyası. Hareket Dergisi, 5(58), 4.

Topçu, N. (1974). Büyük Sanayi. Hareket Dergisi, 5(100).

Topçu, N. (1978). Milliyetçiliğimizin Esasları. İstanbul: Dergah Yayınları.

Topçu, N. (1999). Ahlak Nizamı. İstanbul: Dergah Yayınları.

Topçu, N. (2004). Kültür ve Medeniyet. İstanbul: Dergah Yayınları.

Topçu, N. (2009). İktisadi ve İçtimai Nizam. İş Ahlakı Dergisi2, 2(2), 123–128.

Topçu, N. (2014). İslam ve İnsan Mevlana ve Tasavvuf. İstanbul: Dergah Yayınları.

Zabun, A. M. (2014). Nurettin Topçu Düşüncesinde Ahlak, İktisat Münasebeti. Gazi Üniversitesi.

Muhteşem dergimize abone olun! Sizi güncellemelerden haberdar edeceğiz.
Dergimize abone olun!