İnsan ve İktisat

20. YY dünyasında gücün parasal değerler ile ifade edildiği, mahiyeti ne olursa olsun insan faaliyetlerinin neredeyse tamamının ifade ettiği en birinci şeyin mali büyüklük veya oluşturduğu mali etki olarak algılanmaya başlandığı yılları yaşadık. Bu vaziyet 21. YY’da artarak devam etmektedir.

Gerek bireysel ve gerekse tüzel kişiliklerin gösterdikleri faaliyetler hangi amaca hizmet ediyor olurlarsa olsunlar, parasal olarak ifade edilir oldular. Mesela, bir yardım kuruluşunun yılda kaç milyon dolar bağış topladığı, kaç insanın hangi ihtiyaçlarını giderdiği, hangi dertlerine çare bulmaya çalıştığından daha önemli bir ölçüt. Üstelik bulunan çarenin veya giderilen ihtiyacın ulaşılan o insanlar için ne ifade ettiği neredeyse kimse için anlaşılmaya çalışılan bir konu değil artık.

Yukarıdaki bu uç örnek belki de çok karamsar bir tablo çiziyor ama gerçek şu ki; günlük hayatımızda uğraştığımız işlerin, ilgili olduğumuz insanların ve kurumların, bizi bir şekilde muhatap alan neredeyse herkesin önceliği parasal boyut…

İş bu noktaya gelince toplum içerisinde yapılan işlerin sonuçlarına farklı açılardan bakmak ve etkilerini anlamak için ilave bir gayret sarf etmek kaçınılmaz oluyor.

Toplumun tamamı için vazgeçilmez işlerin yapılması, hizmetlerin sağlanması, sosyal devlet denilen mekanizmanın çalışması için gereken emek gücü ve para dışında kalan faaliyetlerin de dolaylı olarak o faaliyetleri gösteren emek ve sermaye sahipleri dışında toplumun geneline sağladığı faydaların detaylı bir şekilde analiz edilmesi gerekiyor. Böylelikle farklı alanlarda çalışan bireyler ve tüzel kişilikler için bahsi geçen farklı bakış açısını meydana çıkartmak mümkün olacaktır.

Ancak bu şekilde iyi amaçlara hizmet eden işlerin ortaya çıkartılması ve desteklenebilir olmaları sağlanabilecektir.

Parasal kaynakların ihtiyaç sahiplerine aktarılmasının nasıl olacağı yüzyıllar öncesinde şekillendirilmiş olsa da, bunların muhatapları adına adaletli sonuçlar doğurmasını sağlamak için bir takım özelliklere haiz olmaları gerekliliği çoğu zaman listenin en altındaki maddelerde yar almıştır.

Bu özellikler geçmişte olduğu gibi günümüzde de göz ardı edildikleri için toplumlar çok büyük problemler ve hatta krizler yaşamaktadır.

Bu göz ardı etme neticesinde oluşan negatif durum sadece birinci derecedeki muhataplarını değil, aynı zamanda dalga etkisi ile bütün toplumu etkilemekte ve çeşitli kalıcı problemler üretmektedir.

Sayılabilecek belki onlarca sebep vardır, ancak en önemli olanının parasal işlerde muhataplardan birinin (çoğu zaman; sermaye sağlayıcı) daima daha muktedir, tek taraflı düşünen ve üstünlüğü yani gücü elinde tutan taraf olma eğilimidir. İşte tam bu noktada denge bozulmakta ve bütünüyle güçlü olduğunu iddia edenin pratikte bu gücü sonuna kadar kendi lehine kullanması söz konusu olmaktadır.

Literatürde bu konu farklı zamanlarda ve şekillerde incelenmiş ve üzerinde düzinelerce kişi kafa yormuştur. Aranılan farklı bakış açısı ne olmalıdır, tarafların üzerinde adaletli bir şekilde uzlaşacağı formül nedir?

Cevap birçok dışsal faktör ile birlikte insan fıtratı ile de ilgilidir. Toplumsal değerlerin önemli bir kısmının eğitim ve pratik ile öğrenildiği gerçeğinden hareketle, her konuda olduğu gibi yukarıda değindiğimiz konular ile ilgili olarak da eğitimin belki kısa bir gelecekte olmasa da birkaç nesil sonrasında etkili olacağı tartışılmazdır. Ancak insanlık tarihinde bu konuları dert edinen ve yaşadığı topluma anlatmaya çalışan çok sayıda örnek olduğu gerçeğinden hareketle, geçen çok uzun zamana rağmen niçin hala bu konunun her dönemde gündeme geldiği sorulabilir.

Bu sorunun cevabı kolay verilemez, en geniş bakış açısı ile denilebilir ki, insan egosu (nefis) yaşanan birçok problemin temel sebebi gibi görünmektedir. O zaman insanın borçlu olduğuna inananların şu soruyu sormaları önemlidir: Kadim medeniyetimizde ilham verici pek çok örneğini gördüğümüz, nefsini tut – ruhunu yükselt felsefesini benimseyen ve bu ruhun hayat bulduğu dirlik kurumlarını nasıl yükseltebiliriz?

Affan Murat Kırkan

Leave a Comment

Muhteşem dergimize abone olun! Sizi güncellemelerden haberdar edeceğiz.
Dergimize abone olun!