Bir İşletme Modeli Olarak Kooperatifçilik

KOOPERATİF NEDİR?

İnsan oğlu tüketmeyi çok seviyor. Giderek daha da çok… Öyle çok ki, bir kültür oldu bu ve hayatımızın her alanında etkisini gösteriyor. Geri dönülmez bir şekilde tüketiyoruz. Yarını ve bizden sonra gelecek nesilleri düşünmeden… Kaynaklarımızı, doğamızı, kıymetlerimizi tüketiyoruz. Bu günkü üretim, tüketim ve paylaşım şekli ne yazık ki idealden çok uzak.  Daha sürdürülebilir bir dünya için ise eldeki kaynakların akıllıca yani ekonomik bir şekilde kullanılması gerekmekte. Ekonomi ve işletme bilimi de tam da bu noktada sahneye çıkıyor. Mahfi Eğilmez ekonomiyi “Ekonomi bilimi, istekleri karşılamaya yönelik mal ve hizmetlerin üretimi, bu üretimin katkıda bulunanlar arasında paylaşılması ve eldeki sınırlı imkânlarla çeşitli istekler arasından tercih edilenlerin karşılanması çabalarını inceleyen ve bu ilişkilerin doğru kurulabilmesi için çözümler öneren bilim dalıdır.” şeklinde tanımlamaktadır.  İnsanların ihtiyaçlarını (mal ve hizmet) gidermek amacıyla üretim faktörlerini (doğal kaynaklar, emek, sermaye ve girişim) sistemli bir şekilde bir araya getiren birimlere ise işletme denmektedir. İşletmelerin motivasyonları ve amaçları değişkenlik göstermektedir. Kar, süreklilik ve sosyal sorumluluk bu motivasyonlardan bazılarıdır. Günümüzde birçok işletme türü bulunmaktadır. Bu işletmelerden biri de kooperatiflerdir. Daha adil üretim ve bölüşüm sistemine sahip işletme modellerinden biri olarak görülen kooperatifler bu yönüyle incelenmeyi ve üzerinde düşünülmeyi hak etmektedir.

Kooperatif sözcüğü Latince “Cooperatio” kelimesinden türetilmiş olup anlamı “iş birliği”dir. Hukuki şekilleri bakımından kooperatifler özel işletmeler kategorisi altında yer almaktadır. Şirketlerle benzerlik gösterirler ancak mülkiyet, amaç ve işleyiş açısından oldukça farklıdırlar.  The International Co-operative Alliance (ICA) – Uluslararası Kooperatifler Birliği 1895 yılında kurulan ve 95 ülkede faaliyet gösteren dünya çapındaki kooperatifler için en üst düzey örgüttür. Yasal alt yapıları ve tanımları ülkeden ülkeye değişiklik gösterse de Uluslararası Kooperatif Birliği uluslararası alanda üzerinde uzlaşılan kooperatif tanımını şu şekilde yapmaktadır: “Ortak ekonomik, sosyal ve kültürel ihtiyaç ve istekleri müşterek sahip olunan ve demokratik olarak kontrol edilen bir işletme yoluyla karşılamak üzere gönüllü olarak bir araya gelen insanların oluşturduğu özerk teşkilatlardır.” Bir kooperatif en az 7 ortak tarafından imzalanacak anasözleşme ile kurulur. Kooperatiflerin 3 temel organı bulunmaktadır. Bunlar:

  • Genel Kurul: Bütün ortaları temsil eden ve karar alan en yetkili organdır.
  • Yönetim Kurulu: Yönetim ve temsilden sorumlu organdır.
  • Denetleme Kurulu: İşlem ve faaliyetlerin denetiminden sorumludur.

Kooperatifler birçok farklı biçimde ve tüm sektörlerde faaliyet göstermektedirler.

Kooperatiflerin nihai amacı kar elde etmek değil ortaklarının ortak amaçlarını gerçekleştirmektir.

Kooperatiflerin temel amacı kar elde etmek değil ortakların ortak amaçlarını gerçekleştirmektir. Fakat bu kooperatiflerin kar etmemesi gerektiği anlamına da gelmez. Kooperatifler finansal sürdürülebilirliklerini sağlamak ve üyelerine hizmet verebilmek için harcamalarını karşılayacak ve büyümelerini garanti edecek yeterli geliri üretmek zorundadırlar. Kooperatifler kapitalist üretim ve birikim biçimi içerisindeki, odağına kar etmeyi alan şirketlerden ayrışmaktadır. Karı bir amaç değil de üyelerinin ihtiyaçlarını karşılamak ve refahını arttırmak için bir araç olarak görmektedirler. Yani etkinliklerinin merkezine insanı koyarlar. Kooperatiflerin faaliyetleri temelde ekonomik karakterlidir. Bireysel olarak çözülemeyen sosyoekonomik sorunlar, kooperatiflerde karşılıklı yardım, dayanışma ve ortak çıkar ilkeleri çerçevesinde iş bölümü ve güç birliği ile örgütlenerek çözülmektedir.

Para ve gücün küçük bir kesimin elinde toplandığı, kitlesel işsizlik ve yoksulluğun derinleştiği ve kapımıza dayanan ekolojik felaketlerin tehdidi altında olduğumuz şu dönemde toplumun yararına yeni çözüm arayışlarına gidilmektedir. Bu noktada, iş birliği ve dayanışma üzerinden ilişki kurulan, sermaye birikimi yerine toplumsal ilkelere bağlı kalan ve doğayı gözeten kooperatifler daha yakından incelenmeyi hak etmektedir. Kooperatiflerin sahibi de işleteni de ortaklarıdır. Ortaklar işçiler, müşteriler, üreticiler ve konut mukimleri olabilmektedir. Ortaklık türüne ve ortakların kooperatifle ilişkilerine göre farklı türde kooperatifler bulunmaktadır. Bunlardan bazıları:

  • Tarımsal Kalkınma Kooperatifi
  • Sulama Kooperatifi
  • Konut Yapı Kooperatifi
  • Tüketim Kooperatifi
  • Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifleri

Kooperatiflerde ortakların yapılan işler konusunda eşit söz hakkı ve karda payı vardır. Kooperatifleri diğer işletmelerden ayıran en önemli farklardan biri de kooperatiflerdeki demokratik yönetişim yapısıdır. Yani kooperatifler hem ortakların hem de bulundukları toplulukların çıkarlarını korumaktadır. Yönetişim kuralları da ortaklar tarafından belirlenir ve bu da öz yönetişimin kooperatiflerde vaz geçilmez bir değer olduğunun göstergesidir. Kooperatifler değerleri ve ilkeleri ile yönetilen kurumlardır. Bu değerler ve ilkeleri şunlardır:

KOOPERATİFÇİLİK DEĞERLERİ

Öz yardım

Kooperatif ortakları, karşılıklı fayda sağlamak için birlikte çalışmak suretiyle birbirlerine yardım eder.

Öz Sorumluluk

Kooperatiflerde, bireyler kendi eylemlerinden ve kararlarından sorumludur.

Demokrasi

Kooperatiflerde, ortaklar kendi temsilcilerini oy kullanarak seçerler ve her ortak ‘bir kişi,bir oy’ ilkesi kapsamında eşit oy hakkına sahiptir.

Eşitlik

Kooperatifin her bir ortağı eşit haklara ve koşullara sahiptir.

Hakkaniyet

Ortaklara hakkaniyetli ve adaletli bir şekilde muamele edilir.

Dayanışma

Ortaklar birbirlerine yardım ederken kooperatifler de diğer kooperatiflere destek olur veyardım eder. Dürüstlük, açıklık, toplumsal sorumluluk ve duyarlılık gibi etik değerler dekooperatiflerin ikincil değerlerini oluşturur.

Kooperatifçilik değerlerini, kooperatifçilik ilkeleri çerçevesinde uygulamaya koyar.

KOOPERATİFÇİLİK İLKELERİ

Kooperatiflerin uluslararası alanda taşıması gereken bazı ilkeler bulunmaktadır. Uluslararası Kooperatif Birliği (ICA)’nin de kabul ettiği yedi kooperatifçilik ilkesi şuşekildedir:

1. Gönüllü ve Açık Ortaklık

Kooperatifler, ortaklığın sorumluluklarını kabul edebilecek herkese açık; cinsiyet, ırk yada dine dayalı, siyasi ya da sosyal ayrımcılıktan uzak gönüllü örgütlerdir.

2. Demokratik Ortak Kontrolü

Kooperatifler, politika belirleme ve karar alma süreçlerine aktif olarak katılan ortaklar tarafından kontrol edilen demokratik örgütlerdir. Seçilmiş temsilciler olarak görev yapan kişiler, ortaklara karşı sorumludur. Birim kooperatiflerde ortaklar eşit oy hakkına sahiptir (bir ortak, bir oy) ve diğer seviyelerdeki kooperatiflerde de oy hakkı demokratik bir biçimde organize edilir.

3. Ortakların Ekonomik Katılımı

Ortaklar, kooperatiflerinin sermayesine adil olarak katkıda bulunur ve bu sermayeyi demokratik bir şekilde kontrol eder. Bu sermayenin genellikle en azından bir kısmı kooperatifin ortak mülkiyetindedir. Çoğunlukla ortaklar, ortaklığın bir koşulu olaraktaahhüt edildiği üzere (var ise) sermaye üzerinden kısıtlı miktarda gelir elde ederler. Ortaklar gelir fazlasını, “en azından bir kısmı bölünemez kaynaklar” oluşturma yoluyla kooperatiflerini geliştirme, kooperatifle yapmış oldukları işlemlerle orantılı olarak ortaklarına kâr sağlama ve ortaklarca onaylanan diğer faaliyetlere destek olma gibi amaçlarından biri ya da tamamı için ayırırlar.

4. Özerklik ve Bağımsızlık

Kooperatifler, ortakları tarafından kontrol edilen, özerk öz yardım örgütleridir. Kooperatifler, ancak ortaklar tarafından demokratik kontrolün tesis edilmesi ve kooperatif özerkliğinin sağlanması şartıyla hükümetler de dâhil olmak üzere diğer örgütlerle sözleşme yapabilir veya dış kaynaklardan sermaye toplayabilirler.

5. Eğitim, Öğretim ve Bilgilendirme

Kooperatifler; ortakları, seçilen temsilcileri, yöneticileri ve çalışanları için eğitim ve öğretim imkânları sağlar, onlar da bu sayede kooperatiflerinin gelişimine etkin bir şekilde katkıda bulunabilirler. Özellikle gençler ve kanaat önderleri olmak üzere tüm kamuoyunu, işbirliğinin doğası ve yararları hakkında bilgilendirirler.

6. Kooperatifler Arası İşbirliği

Kooperatifler, yerel, ulusal, bölgesel ve uluslararası yapılar aracılığıyla birlikte çalışarak ortaklarına en etkin şekilde hizmet eder ve kooperatif hareketini güçlendirirler.

7. Topluma Karşı Sorumlu Olma

Kooperatifler, ortakları tarafından onaylanan politikalar aracılığıyla toplulukların sürdürülebilir gelişimi için çalışırlar.

Kooperatifler değerleri ve ilkeleri ile yönetilen kurumlardır.

DÜNYADA KOOPERATİFÇİLİK

Kooperatifçilik 1761 yılında İskoçya’da yerel dokumacıların bir çuval yulaf ezmesini, John Walker’ın küçük kulübesindeki bir odaya taşıması ve bunları iskontolu satarak “Fenwick Dokumacılar Topluluğunu” oluşturmasıyla başlamıştır (ICA). Kooperatife ortak olan 15 kişi birbirlerine karşı dürüst ve sadık olacaklarına ve işleri en iyi şekilde yürüteceklerine dair bir anlaşma imzalamışlarıdır. 1844 yılında ise pamuk fabrikasında kötü koşullarda çalışan 28 kişilik bir esnaf grubu, İngiltere’de Rochdale Sermaye Öncüleri Topluluğunu kurmuştur. Kuruluşun amacı yüksek fiyatlı temel besin ürünlerini satın alamayan işçilere ürünleri daha düşük fiyattan temin etmektir. Düşük kaliteli ve saflığı bozulmuş gıda ve yiyecekleri uygun fiyatlı satmak için kurulan Rochdale Öncüleri, çağdaş kooperatif toplumunun prototipi olarak kabul edilmektedir. Kooperatif gelirleri arttıkça da dürüstlük, açıklık ve saygı ilkeleri gereği Rochdale Öncüleri kârı müşterileri ile paylaşmak ve müşterilerin kooperatifin işletmesinde söz sahibi olmaları gerektiğine karar vermiştir. Bu noktada dükkânın tüm müşterilerinin ortak ve gerçek anlamda iş paydaşı olmasına karar verilmiştir. Bugün kooperatifler tarafından kabul edilen ilke ve değerler, 1800’lü yıllarda oluşmuş bu fikirlere dayanmaktadır. İngiltere’deki tüketim kooperatifçiliği örneğinin ardından sonraki yıllarda Fransa’da üretim kooperatifçiliği, Almanya ise Esnaf ve Tarım Kredi kooperatifçiliği ile İngiltere’yi takip etmiştir. İlerleyen dönemlerde kooperatif işletme modelinin iyi işlediği ve pozitif etkileri de görülmüş ve kooperatifler zayıf kişilerin dayanışma kuruluşu olma sınırlarını aşarak ekonomik hayatta kendine has artıları bulunan başarılı bir işletme modeli olarak kabul edilmiş ve sayıları da giderek artmıştır.

TÜRKİYE’DE KOOPERATİFÇİLİK

1963 yılında devlet tarafından kurulan “memleket sandıkları” ülkemizdeki kooperatifçilik hareketinin temeli olarak kabul edilmektedir. Cumhuriyet döneminde kooperatiflere yönelik ilk esaslı gelişmeler yaşanmış ve kooperatiflere yönelik hukuki düzenlemeler yapılmıştır. Planlı Dönem sonrasında 1961 anayasasının 51. Maddesinde “Devlet, kooperatifçiliğin gelişmesini sağlayacak tedbirleri alır” ifadesinin yer alması, kooperatifçiliğin gelişmesi için devleti daha aktif ve sorumlu konuma getirmiştir. Ülkemizde kooperatifler:

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı,

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı,

Tarım ve Orman Bakanlığı’na

bağlı olarak faaliyet göstermektedirler.

Ülkemizde kooperatifçiliğin desteklenmesi sürdürülebilir kalkınmayı desteklemek adına önemlidir. Kooperatif sayısı ve kooperatif ortaklarının sayısı giderek artsa da kooperatiflerin kurumsal kapasitesi etkinliği istenilen seviyede değildir. Kooperatifçilik sektörünün daha güçlü, güvenilir ve verimli işleyebilmesi amacı ile hazırlanan Türkiye Kooperatifçilik Stratejisi Eylem Planında belirlenen stratejik hedefler şunlardır:

1. Kamu teşkilatlanması ve kooperatiflere hizmet sunum biçimini yeniden yapılandırmak

2. Eğitim, danışmanlık, bilgilendirme ve araştırma faaliyetlerini geliştirmek

3. Örgütlenme kapasitesi ve kooperatifler arası iş birliği imkânlarınıarttırmak

4. Sermaye yapısı ile kredi ve finansmana erişim imkânlarını güçlendirmek

5. İç ve dış denetim sistemlerini tümüyle revize etmek

6. Kurumsal ve profesyonel yönetim kapasitelerini arttırmak

7. Mevzuat altyapısını uluslararası esaslara ve ihtiyaçlara göre geliştirmek

NEDEN KOOPERATİFÇİLİK?

Kooperatifler:

  • Âtıl kaynakların harekete geçirilmesine
  • Mikro kredi ve finansman imkanlarının genişletilmesine,
  • Sermaye birikiminin sağlanmasına,
  • Sermayenin tabana yayılmasına,
  • Dezavantajlı kesimlerin kendini ekonomik ve sosyal güvenceye alarak ekonomiye dahil olmasına,
  • Yeni istihdam alanları oluşturulmasına,
  • Küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin ekonomik güçlerinin artmasına,
  • Küçük girişimlerin birleşerek büyük aktörlere dönmesine,
  • Üretimin arttırılmasına,
  • Tarımın ve küçük çaplı üretimlerin sanayiye entegrasyonuna,
  • Piyasaların olumlu yönde regülâsyonuna,
  • Girişimcilik ve ortak iş yapma kültürünün geliştirilmesine,
  • Sosyal sermayenin arttırılmasına,
  • Gelirin daha adil paylaşımına,
  • Yoksulluğun azaltılmasına

nihai olarak da sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağlamaktadır.

SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA VEKOOPERATİFÇİLİK

Dünya genelinden yaklaşık 3 milyon kooperatif bulunmaktadır. İnsanlığın en az %12’si yeryüzündeki 3 milyon kooperatifin herhangi birinin işbirlikçisidir (ICA). Ticaret Bakanlığının verilerine göre günümüzde Türkiye ‘de 26 ayrı türde 85 bin kooperatif bulunmakta olup, bunların ortak sayıları toplamı ise 8 milyondan fazladır. Bu sayı gün geçtikçe de artış eğilimindedir. Ülkemizde Kooperatiflerin sayısı artmakla birlikte kurumsal kapasiteleri yönünden istenilen noktada değildir. Toplumsal sorumluluk, sivil toplum değerleri ve hür teşebbüs yaklaşımını içeren kooperatifler ekonomik ve sosyal kalkınmanın önemli bir aktörüdür. Nihai olarak denilebilir ki, sivil toplum örgütlenmelerinin bir türü olan; bireylerin ortak ekonomik, sosyal ve kültürel amaçları doğrultusunda bir araya gelerek beraber iş yapmalarını sağlayan kooperatiflerin gelişimini desteklemek veya yaygınlaşmasını sağlamak için gerekli altyapıların oluşturulması sürdürülebilir kalkınmayı desteklemek adına önemlidir.

Daha iyi, daha dirlikli bir dünya için yalnızca bu günkü kısa vadeli çıkarımızı düşünmemiz bizi uzun vadede geri dönülmez sorunlarla karşılaştırmaktadır. Sürdürülebilir Kalkınma “Gelecek kuşakların ihtiyaçlarını karşılayabilme olanağından ödün vermeksizin günümüz kuşaklarının ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir kalkınma modeli” olarak tanımlanmaktadır (UNDP). Bu günkü üretim ve tüketim sistemimiz ekonomik, toplumsal ve ekolojik olarak sürdürülemez niteliktedir. Odağına kâr yerine insanı ve doğayı koyan bir sisteme ihtiyaç duyulmaktadır. Peki odağımıza insanı nasıl koyabileceğiz? Kooperatifçilik bu ihtiyaçlara ne seviyede cevap vermekte? Bu aşamada kooperatifçiliğin payına düşen ve sorulması gereken diğer sorular:

  • Kooperatifçilik bizim kültürümüzle ne seviyede uyuşmaktadır?
  • Kooperatif değerleri ve ilkeleri günümüz kooperatiflerinin faaliyetlerinde ne derece uygulanmaktadır?
  • Kooperatiflerin kurumsal kapasitelerinin arttırılması için gereken adımlar nelerdir?
  • Kooperatifçilik alanında öne çıkan iyi örnek uygulamaları nelerdir ve bunlar nasıl yaygınlaştırılabilir?

Daha ahenkli ve daha dirlikli bir dünya için….

KAYNAKLAR:

http://kutuphane.ankaraka.org.tr/dokuman/guclu-egiticiler-guclu-kooperatifler-kooperatifcilik-egitim-kitabi/164
http://kutuphane.ankaraka.org.tr/dokuman/guclu-egiticiler-guclu-kooperatifler-projesi-kooperatifcilikte-iyi-uygulamalar-kitabi/162
https://www.ica.coop/en
https://www.gtb.gov.tr/data/51c7eb1d487c8e0a98f15f9b/t%C3%BCrkiye%20kooperatif%C3%A7ilik%20stratejisi%20ve%20eylem%20plan%C4%B1%20%282012-2016%29.pdf
https://www.tr.undp.org/content/turkey/tr/home/sustainable-development-goals.html
https://www.mahfiegilmez.com/2019/01/ekonomi-nedir-neyi-inceler.html#:~:text=Bu%20%C3%A7er%C3%A7evede%20ekonomi%20bilimini%20%C5%9F%C3%B6yle,kar%C5%9F%C4%B1lanmas%C4%B1%20%C3%A7abalar%C4%B1n%C4%B1%20inceleyen%20ve%20bu

Leave a Comment

Muhteşem dergimize abone olun! Sizi güncellemelerden haberdar edeceğiz.
Dergimize abone olun!